Bu alışverişi sağlamak en etkili yol hangisidir diye bir soru sorulabilir. En gerçekçi ve etkili olanı “karşılıklı konuşmak” diye yanıtlanır sanki değil mi? Nedeni de; yüz yüze iletişimde birbirinin jest,mimik ve beden dilini direkt gözlemlemekten dolayı doğru anlam yüklemesi yapılabileceği şeklinde açıklanabilir. Fakat, acaba gerçekten öyle mi?
Şu sözü hepimiz biliriz; “sen ne söylersen söyle,karşınızdaki kendi kapasitesi kadar sizi anlayacaktır”. Ne kadar uzun cümleler kurduğunuz , hangi örnekleri verdiğiniz , nasıl karşılaştırmalar yaptığınız ve nasıl ispatladığınız sizin birikiminiz ve dünyaya baktığınız seviyedir.
Şanslıysanız karşınızdaki bu emeğe değecek ve sizi anladığı gibi, üstüne kendi kültür birikimini de ekleyerek karşılık verecektir. Böyle bir sohbet oldukça besleyici ve hedefe doğru yol aldırıcıdır değil mi? …
Birçok konu için çağın en büyük sorunu dense de; bence bütün çağların ortak sorunu anlamak ve anlaşılmak.
Yüzyıllar içinde bu sorunu arttırıcı sistemler de oluşturulmuş.
İnsanları sınıflandırma, gruplandırma, ayrıştırma, ötekileştirme, berikileştirme , cinsiyet ayrımcılığı , her iki cins içinde de sosyal statü ya da hobilerine varıncaya kadar çeşitli değer yargısı yüklemeleri var oldukça anlaşılmak , anlamak ve dünyadaki yerini benimsemek isteği ve ruhsal savaşı hep sürecektir.

Düşündüğünüz, söylemek istediğiniz, söylediğinizi sandığınız, söylediğiniz, karşınızdakinin duymak istediği, anladığını sandığı , dolayısıyla insanların birbirini anlaması için var olan birçok ihtimalden yararlanmak ve güzel verim alarak doğru iletişimler kurabilmek dileğiyle…
Ayşe Sert

Biyoçeşitlilik araştırmalarına 175 bin avroya kadar destek