h Dolar 40,4222 % 0.09
h Euro 47,3295 % 0.09
h Altın (Gr) 4.403,98 %-0,16
a

Mustafa Tuna: Bir Koltuğa Değil, Alanya’nın Geleceğine Aday

ad826x90
ad826x90
ad826x90

Mustafa Tuna’nın “Hedefimiz Bir” diyerek çıktığı yol, tam da bu nedenle sıradan bir adaylık açıklamasının çok ötesinde duruyor. Çünkü Tuna bu yarışa yalnızca bir isim değil; tecrübe, hafıza, iddia ve güçlü bir gelecek tasavvuru koyuyor.

ad826x90

Bazı adaylıklar vardır, seçim takvimi başladığı için ortaya çıkar.

Bazıları ise zamanının geldiğini hissettirir.

Mustafa Tuna’nın Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına adaylığı ikinci gruba giriyor.

ad826x90

Çünkü bugün Alanya’nın ihtiyacı, kartvizitine yeni bir unvan eklemek isteyen bir başkandan çok daha fazlası.

ad826x90

Alanya’nın ihtiyacı; ticareti bilen, kurumları bilen, şehri bilen, gerektiğinde kapı açabilen, gerektiğinde masaya yumruğunu değil dosyasını koyabilen, konuştuğu kadar dinlemeyi de bilen bir oda yönetimi.

Ve daha önemlisi:

Alanya’nın bugünkü sorunlarını yönetmekle yetinmeyip yarının ekonomisini kurabilecek bir akla ihtiyacı var.

Mustafa Tuna’nın adaylığını değerli kılan tam da burada başlıyor.

ad826x90

BU HİKÂYE SEÇİM SABAHI BAŞLAMADI

Mustafa Tuna’nın ALTSO’ya talip olması, dışarıdan gelip kuruma başkan olmak isteyen bir iş insanının hikâyesi değil.

O, bu yapının içinden geliyor.

1983 yılında, henüz 13 yaşındayken ticaret hayatıyla tanıştı. Daha sonra inşaat sektörüne girdi. 2009–2013 yılları arasında ALTSO Meclis Başkanlığı yaptı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde ve ardından Alanya Belediyesi Meclisi ile encümeninde görev aldı.

Bu özgeçmişi yalnızca makamların yan yana sıralandığı birkaç satır olarak okumamak gerekiyor.

Çünkü o satırların arasında yaklaşık kırk yıllık bir Alanya var.

ad826x90

Ekonomik krizler var.

Turizmin geçirdiği dönüşümler var.

İnşaat sektörünün yükselişleri ve daralmaları var.

Esnafın iyi günü de kötü günü de var.

Yerel yönetim var.

Ticaret odası var.

Siyaset var.

Bürokrasi var.

Ve bütün bunların kesiştiği yerde şehir tecrübesi var.

Bugün Mustafa Tuna’yı güçlü bir aday yapan şey sadece geçmişte görev yapmış olması değil.

O görevlerden ne öğrendiği ve bugün o tecrübeyi nereye taşımak istediği.

ALTSO’YU ÖĞRENMEYE DEĞİL, YÖNETMEYE GELİYOR

Bir kurumun başına geçtiğinizde ilk yıllarınızı o kurumu tanımakla geçiriyorsanız, zaten sürenizin önemli bir bölümünü kaybetmişsiniz demektir.

Mustafa Tuna açısından böyle bir sorun yok.

ALTSO’nun meclis salonunu da bilir.

Meslek komitelerinin nasıl çalıştığını da.

Üyenin odadan ne beklediğini de.

Bir sorunun Alanya’da çözülemeyip Ankara’ya taşınması gerektiğinde hangi mekanizmaların devreye girdiğini de.

Nitekim ALTSO’nun kendi arşivleri Tuna’nın 2009 yılında Meclis Başkanlığına seçildiğini ve dönem boyunca kurumun karar süreçlerinin merkezinde yer aldığını açık biçimde gösteriyor.

Bu küçümsenecek bir avantaj değil.

Hele ekonomik şartların her geçen gün daha zorlaştığı bir dönemde hiç değil.

Çünkü bugün işletmelerin aylarca alışma süreci geçirecek yöneticilere değil, ilk günden çalışmaya başlayabilecek kadrolara ihtiyacı var.

Mustafa Tuna’nın farkı burada.

O ALTSO’nun kapısını ilk kez başkan adayı olarak açmıyor.

O kapının arkasındaki yapıyı biliyor.

“HEDEFİMİZ BİR” SADECE İYİ BİR SLOGAN DEĞİL

Mustafa Tuna, 7 Eylül’de Alanya Kültür Merkezi’nde yaptığı geniş katılımlı toplantıyla adaylığını açıklarken kampanyasının merkezine iki kelime koydu:

Hedefimiz Bir.

İlk bakışta bir seçim sloganı.

Ama üzerinde biraz düşününce bundan fazlası.

Çünkü Alanya ekonomisinin en önemli problemlerinden biri, yıllardır herkesin kendi sektörünün sorununu ayrı ayrı konuşması.

Turizmci başka şey söylüyor.

Esnaf başka.

Tarım üreticisi başka.

İnşaatçı başka.

İhracatçı başka.

Genç girişimci başka.

Oysa bir şehir ekonomisi birbirinden bağımsız adalardan oluşmaz.

Oteldeki doluluk esnafın kasasına yansır.

Tarımda yaratılan marka değeri ihracata yansır.

Ulaşım sorunu turizmi etkiler.

Konut maliyetleri çalışan bulmayı zorlaştırır.

Nitelikli personel sıkıntısı hizmet kalitesini düşürür.

Dijitalleşemeyen işletme rekabet gücünü kaybeder.

Dolayısıyla sorunlar farklı olsa bile gerçekten de hedef birdir: Alanya’nın daha fazla üretmesi, daha fazla kazanması ve kazandığını daha geniş bir kesime yayması.

Tuna’nın adaylık konuşmasında artan maliyetler, finansmana erişim, daralan kâr marjları ve nitelikli personel sorununu doğrudan gündeme taşıması bu nedenle önemli.

Çünkü doğru teşhis konulmadan doğru tedavi başlayamaz.

VAAT DEĞİL, DÖNÜŞÜM BAŞLIKLARI

Bir seçim kampanyasını değerli kılan şey güzel sloganlar değildir.

Sloganın altını neyle doldurduğunuzdur.

Mustafa Tuna’nın ortaya koyduğu 2026–2030 vizyonunda dikkat çeken taraf, Alanya’nın yalnızca bugünkü ticaret düzenini korumaya değil, değişen dünya ekonomisine hazırlanmasına yönelik başlıkların bulunması.

Dijital dönüşüm.

Yapay zekâ.

E-ticaret.

E-ihracat.

Yeşil dönüşüm.

Markalaşma.

Tropikal tarımın değer zincirinin geliştirilmesi.

Sağlık ve spor turizmi.

Yeni ekonomik alanların oluşturulması.

Bunların her biri önümüzdeki yıllarda Alanya’nın rekabet gücünü doğrudan belirleyecek alanlar.

Tuna’nın yayımladığı programda Dijital Dönüşüm Merkezi’nden tropikal tarım değer zincirine ve Alanya’dan çıkan markaların uluslararası pazarlara taşınmasına kadar farklı projeler bulunuyor.

Bu yaklaşım bize önemli bir şey söylüyor:

Tuna, ALTSO’yu yalnızca sorun gelince dilekçe yazan bir kurum olarak düşünmüyor.

Üreten, hazırlayan, işletmenin önünden yürüyen bir oda tarif ediyor.

Zaten modern ticaret odası anlayışı da budur.

Bir işletme dijitalleşmek istiyorsa yanında oda olmalı.

İhracata çıkmak istiyorsa oda yol göstermeli.

Yeni finansman kaynakları arıyorsa oda ağ kurmalı.

Yeşil dönüşüme hazırlanması gerekiyorsa oda teknik kapasite sağlamalı.

Nitelikli personel bulamıyorsa üniversite, sektör ve eğitim kurumlarını aynı masada buluşturmalı.

ALTSO’nun gerçek gücü binasında değil, üyelerinin hayatında neyi değiştirebildiğinde ortaya çıkar.

Mustafa Tuna’nın ortaya koyduğu anlayışın en güçlü yanı da burada yatıyor.

ÜYE ODAYA DEĞİL, ODA ÜYEYE GİTMELİ

Tuna’nın adaylık açıklamasındaki belki de en kritik vurgu şu:

Üye yalnızca aidat ödeyen kişi olmayacak.

Kararın merkezinde olacak.

Yeni dönemde ulaşılabilirlik, eşitlik, şeffaflık ve meslek komitelerinin daha etkin çalışması vaat ediliyor. Kadın ve genç girişimcilerin oda çalışmalarındaki görünürlüğünün artırılması da programın dikkat çeken unsurları arasında.

Bu yaklaşım basit görünmesin.

Çünkü kurumların büyüklüğü bütçeleriyle değil, insanlarla kurdukları ilişkiyle ölçülür.

Bir oda başkanına ulaşmak ayrıcalık olmamalıdır.

Küçük işletmenin sorunu, büyük yatırımcının sorunu kadar kıymetli olmalıdır.

Meslek komiteleri seçimden seçime hatırlanan yapılar olmamalıdır.

Üye, odanın kendisine ait olduğunu hissetmelidir.

Başkanlık makamı yukarıda duran bir koltuk değil, üyeye açılan bir kapı olmalıdır.

Mustafa Tuna’nın “ulaşılabilir ALTSO” vurgusu bu nedenle sıradan bir kampanya cümlesi değil.

Doğru uygulanırsa kurum kültürünü değiştirebilecek bir yaklaşım.

TECRÜBE BAZEN YAŞ DEĞİL, ZAMAN KAZANDIRIR

Siyasette de ticarette de “tecrübe” kelimesi çok kullanılır.

Ama gerçek tecrübe geçmişi anlatmak değildir.

Gelecekte yapılacak hataları azaltabilmektir.

Kiminle konuşacağınızı bilmektir.

Hangi sorunun hangi makamda çözülebileceğini bilmektir.

Bir kriz çıktığında ilk kez kriz görmüyor olmaktır.

Kurumsal dengeleri okuyabilmektir.

Ve gerektiğinde egoyu geri çekip ortak aklı öne koyabilmektir.

Mustafa Tuna’nın oda yönetimi, belediye meclisleri ve ticaret hayatındaki geçmişi ona tam olarak böyle bir avantaj sağlıyor.

Bu yüzden Tuna’nın adaylığına sadece “eski ALTSO Meclis Başkanı yeniden aday” diye bakmak eksik kalır.

Doğru cümle şudur:

Biriktirdiği tecrübeyi Alanya ekonomisinin yeni dönemine taşımaya talip bir isim yeniden sahada.

Arada büyük fark var.

ALANYA’NIN ÖNÜNDEKİ DÖRT YIL SIRADAN OLMAYACAK

Dünya değişiyor.

Turizm değişiyor.

Ticaret değişiyor.

Yapay zekâ iş modellerini değiştiriyor.

Avrupa’nın yeşil dönüşüm kuralları ihracatı değiştiriyor.

Yeni kuşakların çalışma biçimi değişiyor.

İnsanların tatil anlayışı değişiyor.

Kentlerin birbirleriyle rekabet etme biçimi değişiyor.

Alanya bütün bu dönüşümün dışında kalamaz.

Bu nedenle önümüzdeki ALTSO döneminin başkanı yalnızca iyi ilişkiler kuran biri olamaz.

Vizyon sahibi olmak zorunda.

Teknolojiyi anlamak zorunda.

Dünyayı takip etmek zorunda.

Kenti ortak hedeflerde buluşturabilmek zorunda.

Gerektiğinde hükümetle, gerektiğinde belediyelerle, üniversitelerle, meslek örgütleriyle, yatırımcılarla ve sivil toplumla aynı masayı kurabilmek zorunda.

Mustafa Tuna’nın açıkladığı yol haritası bütün sorunları bir gecede çözecek sihirli bir reçete değil.

Zaten böyle bir reçete yok.

Ama ortada çok önemli bir şey var:

Nereye gitmek istediğini bilen bir aday var.

Bir seçimde bundan daha kıymetli çok az şey vardır.

BAZEN BİR İSİM DEĞİL, BİR YÖNETİM ANLAYIŞI SEÇİLİR

ALTSO üyeleri sandığa gittiklerinde oy pusulasında elbette adayların isimlerini görecek.

Ama aslında verecekleri karar isimlerden daha büyük olacak.

Bir yönetim anlayışını seçecekler.

Odanın dört yıl boyunca üyeye ne kadar yakın olacağını seçecekler.

ALTSO’nun yalnızca mevcut düzeni yöneten mi, yoksa Alanya ekonomisine yön veren mi olacağını seçecekler.

İşte Mustafa Tuna’nın adaylığı bu nedenle dikkate değer.

Çünkü önümüze sadece “Beni seçin” diyen bir aday koymuyor.

“ALTSO’yu birlikte yönetelim” diyen bir iddia koyuyor.

Ticaret hayatının içinden geliyor.

Kurumu tanıyor.

Yerel yönetimi biliyor.

Tecrübesi var.

Projeleri var.

Ve en önemlisi, ne yapmak istediğine dair açık bir fikri var.

Elbette son sözü sandık söyleyecek.

Ama bugünden görünen bir gerçek var:

Mustafa Tuna bu yarışa yalnızca kazanmak için girmediğini, ALTSO’nun çıtasını yükseltmek için geldiğini gösteriyor.

Belki de Alanya iş dünyasının bugün en fazla ihtiyacı olan şey tam olarak bu:

Geçmişini bilen ama yüzünü geçmişe değil geleceğe dönen bir yönetim.

Üyesine yukarıdan değil göz hizasından bakan bir oda.

Sorunları saymak yerine çözüm üretmeye çalışan bir ekip.

Kişiler etrafında değil ortak hedefler etrafında birleşen bir iş dünyası.

Mustafa Tuna’nın kullandığı iki kelime bu yüzden kampanya sloganından daha büyük bir anlam taşıyor:

Hedefimiz Bir.

Çünkü söz konusu Alanya olduğunda gerçekten de başka türlüsü düşünülemez.

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Alanya İskelesi’nde Ruhsatsız Tekneler İçin 1 Kasım Sınırı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.